Belirli şehirler, kapitalizmin ilk günlerinden bu yana finans merkezi olarak hizmet verdi. Bir danışmanlık grubu olan Z/Yen tarafından hazırlanan yeni bir rapor, hangi şehirlerin sıralamada en üstte yer aldığını ortaya çıkardı. Konumlarını anlamak önemlidir. Çünkü bu, potansiyel olarak küresel yatırımların nereye gideceğini belirleyecek türden bir şeydir.
Bu finans merkezleri için belirtelim. Sektörün gelişimi, işletmelerin genel ortamı, mevcut insan sermayesi miktarı, finansal altyapı ve şehrin dünya sahnesindeki itibarı gibi çeşitli faktörlere göre değerlendirildi. Bütün bunlar söylenmiş ve artık bir kenara bırakılmışken, New York City’nin hala en üst sırada yer aldığını ve dünyanın dört bir yanındaki en büyük şirketlerin piyasa değerinin yaklaşık yüzde 40’ını kapsadığını belirtmekte fayda var.
İlginizi Çekebilir: Neuralink sessiz sedasız büyük bir yatırım aldı
Dünya’nın en iyi 20 finans merkezi

ABD’de 5 büyük merkez daha mevcut. Bunlara Silikon Vadisi’nin varlığı sayesinde 5. sırada yer alan San Francisco da dahil. Kaliforniya’daki komşu şehri Los Angeles bu yıl 7. sıradan 6. sıraya yükseldi. Chicago dört sıra yükselerek 8. sıraya yükseldi. Boston ise beş sıra yükselerek 9. sıraya yükseldi.
Londra, Kuzey Amerika dışında dünyanın en önemli ikinci finans merkezidir. Brexit avantajını bir miktar köreltti ancak durum böyle olmasına rağmen, önümüzdeki yıllarda bu durum değişebilirse de hala 2. sıradaki yerini korumaya devam ediyor. Avrupa’nın diğer yerlerinde Paris’in prestiji düştü ve dört sıra gerileyerek ilk on listesinden çıktı ve bu listede 14. sırada.
Üçüncü ve dördüncü en önemli finansal merkezler ise Doğu Asya’da, daha spesifik olarak üçüncü sırada Singapur ve dördüncü sırada Hong Kong yer alıyor. Şangay bir sıra geriledi ancak 7. sıradaki yeri ile hala ilk 10’da yer alırken, Pekin beş sıra geriledi.
Avrupa, Kuzey Amerika ve Asya dışında bu kesintiyi yapabilen tek ülke, Melbourne’un finans merkezi olarak hizmet verdiği ve 2 sıra atlayarak dünyada 15. sıraya ulaştığı Avustralya oldu.










