Haber Tekno Sosyal Medya
yasanabilir-bolge

Bilim

Yaşanabilir Bölge Gezegenleri Gerçekten Yaşanabilir Mi?

Uzun yıllardır uzayda bir yaşam olup olmadığı araştırılıyor. Peki, yaşanabilir bölge içerisinde yer alan gezegenler gerçekten de yaşanabilir durumda mı?

Yeni gezegenler araştırılırken yaşanabilir bölge olarak adlandırılan alana odaklanıldı. Bu alan, bir gezegenin yörüngesindeki suyun akışını sağlamak için yeterli yıldız ışığını aldığı bir alan ancak buharlaşmaya yetecek kadar ışık almıyor. Yaşanabilir alan içindeki gezegenlerin de Dünya örneğinde olduğu gibi hayatı barındırması hususunda daha iyi olanaklara sahip olması bekleniyor.

Ancak yaşanabilir bölgenin gerçekten de yaşanabilir bir yer olmadığını bilmek son derece önemli. Bir gezegen yüzeyde yeterince ışık yansıtırsa donmuş bir kartopu olabileceği gibi atmosferindeki sera gazı miktarı yeterliyse tıpkı Venüs gibi bir alev topu olabilir.

Şimdi Avrupalı araştırmacılar yaşanabilirlik üzerinde büyük etkisi olabilecek bir şey tespit etti: Yıldızın manyetik alanı! Uygun şartlar altında yıldızlara yakın olan gezegenler indüksiyon ısınmasına neden olacak kadar güçlü ancak değişken bir manyetik alana maruz kalacaktır. İndüksiyon ısıtması da gezegendeki magmanın okyanuslara dönüşmesi için yeterince güçlü olabileceğini belirtelim.

Yaşanabilir bölge için güçlü bir manyetik alan şart!

İndüksiyon ısıtması bazen Dünya üzerinde de kullanılan bir işlemdir ve metalik nesneler arasındaki manyetik alanları süpürebilir. Bu alan elektronların hareket etmesini sağlarken aynı zamanda girdap akımları adı verilen küçük döngüler oluşturur. Eğer yeterince güçlü bir manyetik alan varsa ısıtma son derece yoğun olabilir.

Bu noktada Güneş sistemindeki gezegen ve ayların manyetik açıdan çoğunlukla yeterli olduğunu söylemek mümkün. Ancak pek çok sistem güçlü manyetik alanlar yaratabilecek yıldızlara yakın olan gezegenlere sahiptir. Bunun yanı sıra indüksiyon ısıtmasının gerçekleşebilmesi için hızlı bir şekilde değişen manyetik alana ihtiyaç vardır. Bu nedenle yıldızın kendi etrafında hızla dönmesi ve dönme eksenini de dengelemesi gerekir.

yasanabilir-bolge

Araştırmacılar bunu araştırırken genellikle M cüce yıldızlarına yoğunlaştı. Bunlar küçük ve seri nesneler olduğu için yaşanabilir bölge bu yıldızlara yakın durumda. Dolayısıyla manyetik alan da son derece güçlü. Bu cüce yıldızları en az 7 gezegene ev sahipliği yapan TRAPPIST-1 çevresindeki dönüşünü yalnızca üç gün içerisinde tamamlıyor. Bu da araştırmacıların bir modelleme yapabilmesine olanak tanıdı. Yapılan modelleme sonrasında manyetik alanlar yavaş yavaş süpürüldü ve indüksiyon ısıtmasının pek de önemli bir faktör olmadığı ortaya çıktı.

İndüksiyon ısıtma kendini bir derece sınırlayabilir. Erimiş mineraller daha iyi bir iletken olma eğilimi gösterdiği için daha yüksek girdap akımları oluşur. Bu da yüzeyde daha fazla enerjinin açığa çıkması anlamına gelir ancak manyetik alanın nüfuz edebileceği derinlik bu nedenle sınırlanabilir. Sonuç olarak da toplam ısıtma düşer ve magma okyanusu yaratma ihtimali azalır.

Yine de her model bize indüksiyon ısıtmasının dünyadaki volkanik faaliyetleri artıracağını gösteriyor. Volkanik aktiviteler su ve karbondioksitin yüzeydeki döngüsünü sağlayabilir ve atmosferi yaratabilir. Ancak söz konusu atmosferin yaşanabilir bölgenin iç kenarına yakın olduğu düşünülecek olursa gezegenlerdeki yaşanabilirlik için sıcaklık son derece fazla olacak ve güçlü bir sera etkisi ortaya çıkacaktır.

Elbette şu anda bu çalışmanın gerçekleşebilmesi için gerekli olan pek çok kompozisyon ve iç yapı hakkında çeşitli varsayımlar mevcut. Her ne kadar yaşanabilir bölge içerisindeki gezegenler hakkında heyecanlı olunsa da bu gezegenlerin gerçekten yaşanabilir olup olmadığını anlamak için yapılması gereken pek çok şey var. Avrupalı araştırmacılar tarafından yapılan bu çalışma yıldızları, atmosferleri ve gezegensel bileşimi tam olarak anlamak için yapılmış durumda ancak ne yazık ki şu an için gezegen kompozisyonunu bize getirecek bir teknolojiye sahip değiliz.

Haber Yorumları

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Daha Fazla Bilim

Üste çık