21 Temmuz 1969 yılında, Apollo 11 mürettebatının Ay üzerindeki 22 saatinin ardından Başkan Richard Nixon’un masasına 2 konuşma getirildi. “Uzaya giden iki adam için kader yazıldı ve bu adamlar oraya huzuru bulmak ve huzur içinde yaşamak içinde yatmak için gitti.” cümlesi ile başlayan bu konuşma ikilinin oraya öleceklerini bilerek gittiklerini gösterdi. Peki, Buzz Aldrin ve Neil Armstrong hayatlarının geri kalanını 250.000 mil uzaklıkta yer alan Dünya’nın mavi yüzeyine bakarak mı geçirdi?

Bugüne dek 14’ü NASA astronotu olmak üzere uzayda 18 kişiyi kaybettik. Bu aslında uzayda neler olacağının önceden bilinmediğini ifade edebilir. Eğer orada bir felaket yaşanırsa bütün mürettebat ölebilir ve geriye birbirini kurtaracak kimse kalmaz. Ancak biz Mars’a insan gönderme görevlerine yaklaştıkça kişilerin ölme olasılığı artıyor. Bu ölümler yolculukta, zorlu çevre koşulları nedeniyle ya da diğer sebeplerle olabilir. Ayrıca yemek kıtlığı ve teknik problemler gibi aksaklıkların yaşanması durumunda tüm mürettebatın ölümüyle karşı karşıya kalınabilir.

mars

Şu anda NASA için Mars’a yerleşim planı söz konusu değil ancak 2040lı yılların başında bunun gerçekleşebileceğinin sinyalleri veriliyor. Bu noktada NASA’nın Mars’a Yolculuk adlı kitabında yolculuğun 3 yıl kadar süreceği ve bu uzun süreçte de pek çok sorunun meydana gelmesi olasılığının yüksek olduğundan bahsediliyor. Bu konuda meraklarını saklamayan Emory Üniversitesi’nden biyoetikçi Paul Wolpe, asıl ilginç sorunun uzayda ölen insan bedenine ne olacağı ve bedenin Dünya’ya tekrar nasıl döneceği olduğunu söylüyor.

Günümüz astronotları uzaya Rus Soyuz roketi ile gidiyor ve Uluslararası Uzay İstasyonu’nda da birkaç aylarını geçiriyor. Astronotların sağlığı tamamen kusursuz olduğu için Uluslararası Uzay İstasyonu’nda yaşanacak bir ölümün kesinlikle uzay yürüyüşünde meydana gelebilecek bir kaza nedeniyle olacağı söyleniyor. Uzay yürüyüşü sırasında yaşanabilecek kazalar son derece ölümcüldür ve astronotların sağ kurtulma şansı da düşüktür. Ayrıca istasyonda ölüm oranı son derece düşüktür ve daha önce de kimse ölmemiştir. Peki, ölüm tehlikesi ile karşılaşan astronotlar buradan sağ kurtulunca ne olurdu?

Uzayda ölen kişiler için her zaman bir hazırlık yapılmıştır!

Mekik astronotu Terry Virts uzay istasyonunda 213 gündür görev yapıyor ve uzayda bulduğu ceset için herhangi bir eğitim almadığını söylüyor. Virts, insanları kurtarmak için biraz tıp eğitimi aldığını ancak uzaydaki bir cesetle baş edemeyeceğini söylüyor. “NASA, tüm uzak mesafeli riskler için acil durum planı hazırlamıyor. Böylesi bir durumda NASA ve uluslar arası ortaklar birlikte hareket ederek durum değerlendirmesi yapıyor.” diyen Virts ayrıca 16 yıldır astronot olduğunu ve bu zamana kadar da hiçbir astronot ile ölüm ihtimali hakkında konuştuğunu hatırlamadığını ifade ediyor. Ancak elbette hepsi bunun bir ihtimal olduğunu biliyor.

Bundan bahsetmekten hoşlanmıyor olsalar da NASA çalışanları her zaman ölüm ihtimaline karşı hazırlıklıdır. Astronotlar beklenmedik olay simülasyonu adı altında ölen kişinin bedenini ne yapacakları hakkında tartışırlar. Komutan Hadfield da kitabında ölüm simülasyonları adını vererek bu konudan titiz bir şekilde bahsetmiştir. Öncelikle uzayda ölen bir insanın bedeninin ciddi bir biyolojik tehlike arz ettiğini söylemek mümkün. Ayrıca bedeni saklamak için bir yer bulmak da büyük bir problem. NASA, ani ölüm protokolüne sahip olmadığı için bedene ne olacağına muhtemelen istasyon komutanı karar verecektir. Bu noktada Komutan Hadfield’ın bazı fikirleri var.

Hadfield, “Eğer biri EVA’da ölmüş olsaydı onu öncelikle hava kilidinin içine sokardım. Muhtemelen onu basınçlı bir kıyafetin içinde tutardım çünkü vücut uzay kıyafetinin içinde daha çabuk bozulur ve biz de koku, gaz ya da çürüme gibi şeylerin olmasını istemeyiz. Son olarak da onu soğuk bir yerde tutmaya özen gösterirdim.” sözleri ile uzayda yaşanan ölümle nasıl baş edeceğini anlatıyor.

Dondurarak kurutma çözümü

NASA’nın ani bir ölüm için planları olmasa da bu konunun üzerinde çalışıyor ve 2005 yılında İsveç ekosistem şirketi Promessa ile bir çalışma başlatılmıştı. Henüz test edilmemiş olan bu çalışmada cesetlerin dondurularak kurutulması planlanıyor.

Dünyada bu işlemin yapılması için sıvı azot kullanılıyor ancak uzayda bunu robotik bir kolun bedeni uzay gemisinin dışında bir torbanın içinde tutması ve bir süre sonra donan vücudun da kül benzeri parçacıklara ayrılması planlanıyordu. Bu işlem sayesinde ölü bedenin normalden daha küçük bir yer kaplaması sağlanacaktı.

Elbette dondurularak kurutma bir seçenek olmasaydı cesetlerin uzay boşluğuna atılması gibi bir seçenek her zaman ortaya çıkabilir. Ancak uzaya çöp atma konusunda yapılan düzenlemelerin insan cesetlerini kapsadığını düşünmek pek mümkün değil. Ayrıca cesetler uzay boşluğuna bırakılırsa hepsinin bir yere toplanması da olası bir durum.

Peki ya Mars’ta ne olacak?

Son yıllarda Mars gezegeni hakkındaki planları ile gündemde büyük yer edinen SpaceX’in CEO’su Elon Musk, Mars’a gitmek isteyenlerin ölmeye de hazırlıklı olması gerektiğini söylüyor. Peki, Mars’ta hayatını kaybeden biri nereye koyulabilir?

Elbette Mars’ta ölen biri için yüzeyde bir morg yok ve üstelik uzay gemileri de alan açısından oldukça sıkıntılı. Bu konuda da düşüncelerini belirten Hadfield, “Böyle bir durum olursa cesedi eve götürmek yerine gömerdik.” ifadelerini kullandı.

Mars’tan Dünya’ya mikrop taşımak ciddi tehlike yaratabilecek bir durumdur ve uzay araçları fırlatma öncesinde defalarca temizlenir ve sanitize edilir. Ancak ölü bir bedene tırmanmak isteyen mikropların yanında uzay gemisindeki mikroplar hiçbir şeydir. Bu nedenle Mars’ta ölen birini Dünya’ya getirmek çok tehlikeli olacaktır.

En kötü durum senaryosu

Uzay son sınırmış gibi görünebilir ancak değil. İnsanlar binlerce yıldır keşfetme adı altında kendilerini pek çok tehlikeye soktu ve buna devam ediyor. Elbette bu yolda ciddi sayıda can kaybı yaşandı ancak bazen bu kayıplar başka hayatlar kurtarmaya yardım etti. Tuhaf gelebilir ancak yamyamlıktan bahsediyoruz.

Elbette belirttiğimiz gibi bu en kötü durum senaryosu. Ancak birçok kişiyi hayatta tutmak adına birini feda etmek ya da hali hazırda hayatını kaybetmiş bir bedenden faydalanmak ciddi kayıpların yaşanmasını engelleyebilir. Şüphesiz ki bu durum arzu edilen değil mecbur kalınan bir durumdur. Ancak hiçbir uzay ajansının yamyamlık üzerine resmi bir politikası yoktur.

1 yorum

  1. Başlık ilgi çekici olsa da yazı da tam olarak cevabı verilmemiş.İnsan bedenine ne olur?Çürür mü,çürümez mi veya sonsuza kadar uzayda yol alır mı?Bu tip başlıkla alakasız haberler de günümüzde moda oldu..