2016 yılının önemli sinema filmlerinden olan Independence Day: Resurgence – Kurtuluş Günü: Yeni Tehdit, kısa bir süre önce sinemaseverler ile buluştu. İlk filminden sonra meraklı bir bekleyiş skalası yakalayan Kurtuluş Günü: Yeni Tehdit, beklentileri karşıladı mı?

Kurtuluş Günü: Yeni Tehdit neler vaat ediyor?

Kurtuluş Günü: Yeni Tehdit

1996 yılında; Will Smith, Bill Pullman ve Jeff Goldblum isimlerinin önderliğinde ve Roland Emmerich yönetiminde izleyicilerin karşısına çıkan Kurtuluş Günü filmi, üzerinden geçen 20 yılın ardından devam filmi Kurtuluş Günü: Yeni Tehdit ile yeniden sinemaseverlerin karşısına çıktı. Peki, söz konusunu bu 20 yıllık süre zarfı, 20 yıl sonrasına değecek bir devam filmi getirdi mi?

Kısaca cevap vermek gerekirse, ne yazık ki hayır.

Dünya dışı varlıklar tarafından istila edilmeye çalışılan ve bu istilayı bertaraf etmeyi başarın insanlığın, 20 yıl sonra yaşamlarının nasıl değiştiğini konu alan Kurtuluş Günü: Yeni Tehdit; insanlığın, insanlık dışı bir varlık tarafından tehdit edilmesiyle tek çatı altında toplanması üzerine sık sık vurgu yapıyor.

Kurtuluş Günü: Yeni Tehdit

20 yıl sonra, hiç mi?

Yönetmen koltuğundaki ismin değişmediği ve Kurtuluş Günü: Yeni Tehdit filminin de Ronald Emmerich tarafından yönetilmesi, beklentileri 1996 yılı ile en azından aynı oranda tutuyordu. Gel gelelim ki Kurtuluş Günü: Yeni Tehdit, zorlama bir senaryo ve ilk film ile çelişen detaylara sahip.

Kurtuluş Günü: Yeni Tehdit

Aradan geçen 20 yıl, görsel efekt olarak nasıl olur da ciddi bir artış yaşatmaz diyorsanız, cevabını Kurtuluş Günü: Yeni Tehdit filminde bulmanız kuvvetle muhtemel olacak.
İlk filimden farklı olarak ise Kurtuluş Günü: Yeni Tehdit; dünya dışı uygarlığın tek değil, birden çok olduğu üzerine şekillenmiş. Dahası film, bu uygarlıklardan herkesin mustarip olduğunu, insanoğlunun da bu “baş belası” uygarlığı nasıl ortadan kaldırdığı yansıtılıyor.

Liam Hemsworth, Jeff Goldblum ve Bill Pullman isimlerinin öne çıktığı Kurtuluş Günü: Yeni Tehdit filmi, 20 yıllık sürede ileriye gitmek yerine, yerinde saymayı bile zor başaracak bir seyir süresi sunsa da, aksiyon ve bilim-kurgu severlerin, yaklaşık 2 saatlerini sakince geçirtebilecek düzeyde.

Kurtuluş Günü serisinin devamına “yeşil ışık” yakılıyor!

Kurtuluş Günü: Yeni Tehdit filminin son bölümünde ise, iyi haber mi yoksa kötü haber mi bilinmez ancak, Kurtuluş Günü serisinin devam edeceğine yeşil ışık yakan gelişmeler yaşanıyor.

Bu gelişmeler de, Kurtuluş Günü: Yeni Tehdit filmini izleyecek olan sinemaseverlere “sürpriz” olarak kalsın…

Paylaş
Eren Ertem
1997 yılında, Commodore 64 klavyesi ile tanıştığı teknoloji dünyasında yoluna, TED kolejinden sonra Yeditepe Üniversitesi'nde İngilizce eğitimli Elektrik-Elektronik Mühendisi olarak devam ediyor. Birçok farklı basılı ve elektronik medya sektöründe çalışmış, C programlama dili, Java programlama dili ve elektronik yayıncılık editörlüğü ile ilgili eğitim setleri hazırlamıştır. Popüler Bilim üzerine araştırmalarına ve yazılarına editör olarak devam ederken, öte yandan da 1947 Roswell konusu ile ilgili araştırma kitabını ve Alacaklı romanını yazıyor.

2 Yorum