Hızlı Şarj

Günümüzün mobil cihazlarının en büyük sıkıntısı, güçlenen donanımlarının enerji ihtiyaçlarını karşılayan bataryasının zorluk çekmesi demek, yanlış olmayacaktır. Sadece mobil cihazlar için değil, elektrikli araba konseptinin geleceği için de yeni bir pil teknolojisi, olmazsa olmaz gelişmeler arasında yer alıyor.

Şu an için firmalar, mobil cihazlardaki çabuk tükenen batarya problemine, hızlı şarj teknolojisi ile birlikte cevap vermeyi uygun buluyorlar. Peki, hızlı şarj batarya ömrü için aslında bir tehlike mi?

Hızlı şarj batarya ömrü için tehlikeli!

Hızlı Şarj

Kısaca hızlı şarj teknolojisinin mantığına değinmek gerekirse, bataryanın tam kapasite enerji depolamış haline getirmek için, akım ve voltaj değerlerinin orantılı olarak artırılması ile şarj edilmesine dayalı bir prensip olarak özetlenebilir.

Lakin, Li-ion yani günümüzdeki tüm mobil cihazlarının batarya teknolojisi için hızlı şarj, olması gerektiğinin aksine olumlu değil, uzun vadede olumsuz sonuçları doğuruyor.

Hızlı şarjın zararları!

Hızlı şarj teknolojisinin zararlarına değinmek gerekirse, ilk ve en çarpıcı detay, batarya ömrünün kısalması oluyor.

Hızlı şarj ile şarj olan Li-ion bataryalar, toplam şarj döngüsünün düşmesine sebebiyet veriyor. Durumun böyle olması da, uzun vadede akıllı telefon bataryalarının daha çabuk sorun çıkarması anlamına geliyor.

Hızlı Şarj

Öte yandan hızlı şarjın zararları arasında, bataryanın güvenli şartlarını ihlal etmesi detayı yer alıyor.

Bu noktada hızlı şarj destekli bir cihazın, normal şarj süresine kıyasla çok daha fazla ısındığını gözlemlemek mümkündür. Oluşan bu ısı, sınırlara yaklaştığı zaman, bataryanın en büyük düşmanı haline geliyor. Yine bu noktada, cihazın herhangi bir sebeple ısı dengesini sağlayamaması durumunda; bataryanın bozulması, yanması hatta patlaması gibi sonuçlar ortaya çıkabilir.

Özetle bahsetmek gerekirse hem Qualcomm hem de diğer firmalar tarafından hızlı şarj çözümleri konusunda yoğun çalışmalar gerçekleştiriliyor. Lakin, her ne kadar kısa vadede çabuk tükenen batarya teknolojisi için iyi bir çözüm gibi görünse de, aslında uzun vadede durum hiç de öyle olmayacak.

Paylaş
Eren Ertem
1997 yılında, Commodore 64 klavyesi ile tanıştığı teknoloji dünyasında yoluna, TED kolejinden sonra Yeditepe Üniversitesi'nde İngilizce eğitimli Elektrik-Elektronik Mühendisi olarak devam ediyor. Birçok farklı basılı ve elektronik medya sektöründe çalışmış, C programlama dili, Java programlama dili ve elektronik yayıncılık editörlüğü ile ilgili eğitim setleri hazırlamıştır. Popüler Bilim üzerine araştırmalarına ve yazılarına editör olarak devam ederken, öte yandan da 1947 Roswell konusu ile ilgili araştırma kitabını ve Alacaklı romanını yazıyor.