Felçli İnsanlar İçin İletişim Kurma İmkanı Sunacak Cihaz!

İnsanlar ile iletişim kurmak şüphesiz ki felçli insanlar için oldukça zor. Ancak tasarlanan yeni bir cihaz sayesinde bu bir sorun olmaktan çıkabilir.

Locked-in sendromu adı verilen nadir bir duruma sahip insanlar nihayet dış dünya ile bağlantı kurma şansı elde edebilir. Bilim insanları yeni keşfedilmiş olan bir yolla tamamen felçli durumda olan insanların beyin aktivitelerini okumayı başardı. Sonuç olarak felçli insanlar onlara yöneltilen sorulara evet ya da hayır cevabını verdiklerinde bu anlaşılabilecek.

Locked-in sendromuna yakalanmış olan dört kişi bu yeni teknolojiyi kullandı ve mutlu olduklarını belirtti. Bulgular ise bu insanların doğru teknoloji kullanıldığı takdirde diğer insanlar ile iletişim içerisine girebileceğini gösterdi.

Yapılan bu yeni çalışma, Belçika’da bulunan Liége Üniversitesi Koma Bilim Grubunu yöneten Steven Laureys’in de dikkatini çekti. Bu tarz çalışmalar ile felçli insanların hayatında büyük bir fark yaratmanın mümkün olacağını dile getiren Laureys, önümüzdeki yıllarda daha fazla kişiye ses verilebileceğinin de altını çizdi.

Locked-in sendromunda kişiler kaslarını kontrol edemiyor olsa da tamamen bilinçli kalırlar. Aniden ortaya çıkabilecek bu durum nöronların tahrip olması nedeni ile yavaş bir şekilde de gerçekleşebilir. Aslında felçli insanların iletişim kurması için kullanılabilecek bazı araçlar vardır. Bunun yanı sıra beyin sinyallerini okuyan ve onları kullanan bilgisayar ara yüzleri de mevcuttur.

Felçli insanlar için müjde!

Bazı nadir durumlarda ne yazık ki felçli insanlar gözlerini ya da göz kapaklarını hareket ettiremez. Dolayısıyla bu insanlara ulaşmak daha zordur. Bu konuda harekete geçen nöro bilim adamı Niels Birbaumer ve ekibi, tamamen felçli olan insanlar için bir beyin-bilgisayar arayüzü tasarladı.

Ekip evet ya da hayır ile cevaplanabilecek olan basit sorulara bağlı kaldı. Birbaumer, basit bir soruyu cevaplamak için fazla kaynağın harekete geçmesine gerek olmadığını ve bunun tamamen bir refleks olduğunu ifade ediyor.

Genellikle beyin-bilgisayar ara yüzleri nöronların elektriksel aktivitesini ölçebilen EEG’ye dayanıyordu. Birbaumer ve ekibi ise bu teknik yerine fMRI benzeri bir teknik ile kan akışındaki değişiklikleri ölçtü. Yıllardır EEG tekniğiyle bunu denediklerini ancak başarılı sonuçlar elde edemediklerini belirten Birbaumer beyindeki kan akışının daha açıklayıcı olabileceğini belirtti.

Gelecekte felçli insanlar ile daha fazla ve daha karışık bir iletişim kurmak adına geliştirilen yeni cihazı daha fazla insan üzerinde denemek isteyen Birbaumer ve ekibi şu anda elektrotları beynin içine götürme planını şekillendiriyor.  Birbaumer bu şekilde insan düşüncelerini çözmek için daha az enerjiye ihtiyaç duyacaklarını ifade ediyor.

Paylaş
Merve Öziş

Merve Öziş, 2012 yılında Anadolu Üniversitesi İngilizce İktisat bölümüne başladı ve 2013 yılından bu yana makale yazıyor. Birçok elektronik yayın yapan medyada çalışmalar yapmış olan Merve Öziş, son olarak da özellikle teknoloji ve bilim ile yakından ilgileniyor ve bu konularda yayınlanan araştırmaları takip ediyor.