elektrikli ucaklar

Yıllardır elektrikli uçaklar fikri kafalarda yer ediyor olsa da bu fikir ancak son dönemde hayata geçmeye başladı. Bugün pek çok yeni kurulmuş ya da köklü firma bu fikir üzerinde yoğunlaşmış durumda. Bu firmaların bazıları çok yakın bir zamanda sıfır emisyona sahip olan ve pille çalışan uçakların kullanıma sunulacağını iddia ediyor.

Elbette elektrikli uçak dendiğinde akla bilim kurgu filmlerinde gördüğümüz fütüristik modeller geliyor ancak aslında durum böyle değil. Geliştirilmesi planlanan elektrik uçakların ince bir helikopter ve uçak karması araçlar olması planlanıyor. Bu araçların dikey olarak iniş ve kalkış yapabilen, güvenli bir şekilde kullanılabilen ve batarya teknolojisini barındıran araçlar olacağı da söyleniyor.

Şu ada en az 20 firma elektrikli uçaklar için hava taksisi planları kuruyor!

20’den fazla firma şu anda üretilecek elektrikli uçakların hava taksisi olarak kullanılmasını planlıyor. Bu firmalara Boeing, Airbus ve Uber gibi büyük isimler de dahil durumda. Bu planları yapan firmaların ortak tarafı ise üretilen uçakların ses ve kirlilik açısından büyük avantaj sağlayacağını söylüyor olması. Bunların hepsi iyi hoş ancak ortada kafa karıştıran bir durum var: uçuşların inanılmaz bir enerji gerektiriyor olması. Uçuşlar fazla enerji gerektirdiği için elektrikli uçaklar için kullanılması gereken bataryalar son derece ağır ve pahalı. Günümüzdeki bataryalar bu uçakların uçuşa geçmesini bile sağlayamayacak durumda.

elektrikli ucaklar

Batarya teknolojisi gelişebilir mi?

Enerji yoğunluğu açısından her yıl yüzde 5 ila 8 oranında gelişim gösteren uçak bataryası teknolojisinin elektrikli uçaklarda kullanılabilmesi için yaklaşık olarak 5 kat daha fazla gelişmesi gerekiyor. Şu anki hızına göre bu bataryaların muhtemelen 2030 yılından önce kullanılmayacağı öngörülüyor. Ancak yine de günümüzde batarya ile çalışan uçaklarda ciddi bir ilerleme mevcut. Örneğin 2016 yılında güneş enerjisi ile çalışan bir uçak başarılı bir uçuş gerçekleştirdi. Solar Impulse 2 adı verilen bu uçak, motora güç veren ve bataryaların şarj edilmesini sağlayan 17 bin fotovoltaik hücre ile kaplanmıştı. Ancak araç son derece küçüktü ve sadece bir pilota yer vardı. Bunun yanı sıra normal bir yakıtlı uçağa göre 18 kat daha yavaş uçarak bu uçuşu gerçekleştirdi.

Solar Impulse 2 oldukça olumlu bir adımdı ve aynı zamanda elektrikli uçaklar için önümüzde uzun bir yol olduğunun da habercisiydi. Bu noktada hibrit teknolojisinin çok daha umut verici olduğunu söylemek mümkün.

elektrikli ucaklar

Elektrikli uçaklar için biraz daha yolumuz var

Şu an için elektrikli uçak bataryaları ile yaşanan sorunlar nedeni ile elektrikli uçak için gitmemiz gereken biraz daha yol var. Ancak hücreler ve piller üzerindeki kimya teknolojisi her geçen gün gelişiyor ve birkaç yıl içerisinde bu konuda güzel gelişmeler yaşandığına şahit olabiliriz. Geçtiğimiz Mayıs ayında elektrikle çalışan bir uçak için yapılan deneme uçuşu büyük bir başarısızlıkla sonuçlanmış ve kalkıştan sonra yaşanan kaza sonrasında pilot ve yolcular hayatını kaybetmişti. Bu da elektrikli uçuşlar için daha fazla çalışma yapılması gerektiğini bizlere göstermişti.

Gerçekleşen bu kaza uçak bataryalarının da uzun bir süreç sonrasında kullanılmaya başlayabileceğini gösteren en iyi kanıt diyebiliriz. Yine de araştırmacılar bu konuda son derece ümitli ve geliştirilen yeni teknolojiler ile elektrikli uçuşların başarılı bir şekilde yapılabileceğini savunuyor.

Yorumlar

Please enter your comment!
Please enter your name here