Beynin Öğrenme Yeteneği Zaman İçerisinde Kaybolur Mu?

Her gün yeni bir şey depolayabilen beynimiz öğrenmeyi bırakabilir mi? Beynin öğrenme yeteneği zaman içerisinde kaybolur mu? İşte cevaplar!

Yakın zamanda aşırı öğrenme ve beynin öğrenme yeteneği üzerine yapılan bir araştırmaya göre kimyasalların değişimi ile pek çok dalda sergilenen performansları geliştirmek mümkün. Aşırı öğrenmenin yeni bir beceri edinme yeteneğini nasıl etkilediğini görmek adına araştırmacılar iki grup oluşturdu ve bu gruplara Gabor yamaları olarak da bilinen bir takım görsel algılama alıştırmaları yaptırdı.

İlk gruptaki katılımcılar iyi olduklarını anladıkları anda alıştırmayı bıraktı. Bu durum da genellikle sekizinci adımda oldu ve sonrasında 30 dakika ara verildi. Aradan sonra farklı bir bölgede benzer bir görsel algılama alıştırması yapılırken ertesi gün de katılımcılar bir post teste tabi tutuldu. Testten sonra katılımcılar ilk görevden öğrendikleriyle ikinci görevi yapmaya çalıştı ancak eğer hiç eğitim almamış olsalardı sonuç yine aynı olurdu.

Beynin öğrenme yeteneği asla kaybolmaz!

Psikolojik Bilimler Profesörü olan Takeo Watanabe, yeni bir beceri kazanıp onu iyi bir şekilde yapmaya başladıktan sonra yapılan alıştırmalar bırakılırsa beynin bu beceri ile ilgili bağlantısının hala plastik olacağını belirtiyor. Yani Watanabe, beynin esnek ve yeni görevlere açık olduğunu, beceri kazandıktan sonra bırakılan alıştırmalar için de her an öğrenime hazır kaldığını vurguluyor. Beyin plastik durumdayken benzer bir görev yapılırsa sanki ilk görev hiç yapılmamış gibi görünür.

Yapılan deneyde ilk grupta elde edilen sonuçların aksine ikinci grupta aşırı öğrenme yaşandığı görüldü. Bu grup yetkinlik alanını aştı ve ilk grubun iki katına çıkarak 16 adım ilerledi. Bu grup da 30 dakikalık bir mola verdi ve ikinci göreve başladı. Ertesi gün de diğer grup gibi teste tabi tutuldu. Sonuçlara göre sevilen bir görev yerine getirildiğinde kalıcı iyileştirmeler yaşandı ve diğer grupta olduğu gibi iki görev birbirini etkilemedi.

Hangi grup daha avantajlı?

Aslına bakılırsa ilk grup ikinci görevde daha büyük bir başarı sergiledi ancak ikinci grup iki farklı görevi yerine getirerek yeni bilgi ve yetenekler kazanmış oldu. Ayrıca ikinci grup her iki görevi de temelden öğrenirken ilk grup bir görevde usta olmayı başardı. Bu noktada beynin öğrenme yeteneği ile ilgili bilgi sahibi olmak isteyen araştırmacılar tüm alıştırma ve testler boyunca fMRI makineleri ile katılımcıların beyinlerini inceledi. Söz konusu incelemelerde sürekli alıştırma yaparak aşırı öğrenme durumuna geçen kişiler ve bir noktada alıştırmalarını bırakan kişilerin beynindeki kimyasallarda değişiklik görüldü.

Bu noktada beynin öğrenme yeteneğinin asla yok olmayacağı konusunda hem fikir olan araştırmacılar, bir görevi layıkıyla yerine getirmeden başka bir göreve başlanmaması gerektiğini de düşünüyor. Örneğin bir öğretmen daha karışık bir konuya başlamadan önce öğrencilerine bu konunun temelini en iyi şekilde anlatmalıdır. Temeli iyi olmayan öğrenci gelecek konuda da başarılı olamayabilir. Bu noktada ilk grubun daha avantajlı olduğunu görebiliriz ancak yine de beynin öğrenme yeteneği asla yok olmayacağı için yeni beceriler edinmek de avantajlı olabilir.

Paylaş
Merve Öziş
2012 yılında Anadolu Üniversitesi İngilizce İktisat bölümüne başladı ve 2013 yılından bu yana makale yazıyor. Birçok elektronik yayın yapan medyada çalışmalar yaptı. Son olarak ise özellikle Teknoloji ve Bilim ile yakından ilgileniyor ve bu konularda yayınlanan araştırmaları takip ediyor.